Ömer Faruk Kocamış
Yayın Tarihi : 07-03-2022
Okunma Sayısı: 284

Hazine Garantileri

Devlet yönetiminde esas olan, kamu hizmetinin sürekliliğidir. Kamu hizmeti ise kamu kurumları vasıtasıyla yürütülmektedir. Kamu kurumları bu hizmetleri karşılamada bazen kaynak yetersizliği ile karşılaşabilmektedir. Bu durumda ne yapılmaktadır? 

Hazine iç kaynakların yetersiz olması veya iç kaynak maliyetinin yüksek olması durumlarında ilgili kuruluşlara garanti vererek dış finansman kaynağına ulaşmalarına yardımcı olmaktadır. Peki Hazine tarafından verilen bu garantiler nelerdir?

Hazine 4 çeşit garanti vermektedir. Bunlar; “Hazine Ülke Garantisi”, “Hazine Karşı Garantisi”, “Hazine Yatırım Garantisi” ve “Hazine Geri Ödeme Garantisi”dir.  

Hazine tarafından başka ülkelerin dış finasman kaynaklarından temin edeceği krediye karşılık vereceği garantiye “Hazine Ülke Garantisi” denilmektedir. Şimdiye kadar Türk Hazinesi böyle bir garanti vermemiştir.

Kamu kurumlarının yurt dışarıdan almış oldukları  “garantili borca” karşılık Hazine’nin vermiş olduğu garantiye “Hazine Karşı Garantisi” denilmektedir.

Hazine’nin Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri kapsamında vermiş olduğu garantilere ise “Hazine Yatırım Garantisi” adı verilmektedir.

Kamu iktisadi teşebbüsleri, özel hukuk hükümlerine tâbi olmakla beraber sermayelerinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait olan kuruluşlar, fonlar, kamu bankaları, yatırım ve kalkınma bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile sair yerel yönetim kuruluşları lehine Hazine tarafından, bu kuruluşların dış finansman kaynağından sağladıkları dış borçların geri ödenmesinde ise “Hazine Geri Ödeme Garantisi” adı verilmektedir. Yazımızda “Hazine Geri Ödeme Garantisi” ele alınacaktır.

Uygulamada Hazine’nin geri ödeme garantisi verdiği kuruluşlar; kamu bankaları, belediyeler, Türkiye Varlık Fonu, TÜRKSAT ve KİT’lerden oluşmaktadır. Uygulamada Hazine’nin garanti vermesini bir örnekle açıklamaya çalışalım.

A belediyesi kanalizasyon şebeke hattı inşa etmek istesin. Bunun için de 10 milyar ABD doları yabancı kaynağa ihtiyacı olsun. Bu maliyeti karşılamak için ilgili belediyenin dış finasmanı sağlayacak kreditörü bulması gerekir. İlgili belediye kreditörü bulduktan sonra nasıl ki bankaya gittiğimizde bizden krediyi ödeyememe riskimize karşı teminat veya kefil isteniyorsa  bu dış finansman kaynağını sağlayan kreditör de ilgili belediyeden bir garantör istemektedir. Hazine burada devreye girmekte ve ilgili belediyenin aldığı borca garanti vermektedir. Borçlu kuruluş (A belediyesi) ile Hazine arasında “Garanti Protokolü” imzalanmaktadır. Hazine ayrıca bu kurumlardan bir nevi sigorta primi gibi düşünebileceğimiz kredi anlaşma tutarının yüzde 1’i oranında bir defaya mahsus “Garanti Ücreti” almaktadır.

Peki ilgili kamu kuruluşu borcunu ödeyememesi durumunda ne olmaktadır? Borçlu kuruluş, A belediyesi, kreditöre olan borcunu ödeyememesi halinde Hazine tarafından yükümlülüğün tamamen veya kısmen üstlenilmesini talep edebilir. Üstlenim talepleri Hazine’ye yazılı ve gerekçeli olarak yapılmaktadır. Hazine’nin uygun görmesi halinde borçlu kuruluş ile Hazine arasında “Garanti Üstlenim ve İkraz Anlaşması” yapılmaktadır. Bu doğrultuda Hazine ilgili borcu dış finansman kaynağına ödemekte ve ilgili kamu kuruluşundan da alacaklı olmaktadır.

 Hazine, garanti verdiği borcu üstlenerek bu borcu dış finansman sağlayan kreditöre ödemektedir. Ülkemizde yerel yönetimler haricinde faydalanıcı kuruluşlardan teminat göstermesi istenmemektedir. Yerel yönetimler hazine garantisi altında sağlanan krediler için ticari bankada dış borç ödeme hesabı açmakta ve bazı gelirlerini buraya aktarmaktadır. Eğer bu gelirler yetmez ise borçlu kuruluş, genel bütçe gelir payları da dahil olmak üzere diğer gelir kalemlerinden ilgili hesaba aktarmakla yükümlüdür.  Dış borç ödeme hesabı başka amaçla kullandırılmamaktadır.

Kaynak: (Hazine ve Maliye Bakanlığı, İstatistikler)

Grafik 1’den de görüleceği gibi Hazine garantili kredilerden en fazla kamu bankaları yararlanmıştır.

 Hazine garantili krediler kapsamında yapılan üstlenim oranı (Bakanlık üstlenimleri + kuruluş ödemeleri) 2019 yılında yüzde 2,7 seviyesinde iken 2020 yılında yüzde 1,3’tür. 2021 yılında Hazine geri ödeme garantisi kapsamındaki toplam üstlenim tutarı 26 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Üstlenimler, mahalli idarelerin Hazine garantili kredilerinden gerçekleşmiştir. 2022 yılı ocak ayı itibarıyla ise Hazine Garantisi kapsamında sağlanan yeni bir kredi anlaşması olmamıştır.

Ayrıca Hazine, Kamu Özel İşbirliği projeleri kapsamında sağlanan garantiler için her herhangi bir üstlenim anlaşması imzalamamıştır.

Kaynak: (Hazine ve Maliye Bakanlığı, İstatistikler)

Hazine bu üstlenim anlaşmalarını nasıl karşılamaktadır?

Hazine garantili kredilerin üstlenim ödemeleri Hazine tarafından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda açtırılan “Risk Hesabı”ndan karşılanmaktadır. Hesaba önceki yıldan devreden bakiye ve yıl içerisinde hesaba aktarılan gelirler neticesinde 2021 yılında da ilgili bütçe ödeneğinden kullanım olmaksızın üstlenim ödemeleri Risk Hesabı vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir. Hesap kendi gelirleri ile üstlenim ödemelerini karşılayabilen bir hesaptır. Hazine ödediği tutar kadar da ilgili kamu kuruluşundan alacaklı olmaktadır.

Görüldüğü gibi Hazine tarafından verilen garantiler kapsamında  kamuya yük getirecek önemli bir maliyet söz konusu değildir. Hazine, kamu hizmetlerinin uygun maliyet olanaklarından yararlanarak sürekliliği amacıyla verdiği desteklerle kamu hizmetlerine katkı sağlamaktadır. Hazinenin bu projelerden üstlenimleri çok az olmaktadır. Hazine’ye önemli miktarda yük getirmeden bu projeler uygulanmaya devam etmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Bir Kırsal Kalkınma Örneği “TKDK”