Selçuk Turgay Azak
Yayın Tarihi : 07-03-2022
Okunma Sayısı: 160

KDV, Adi Ortaklığın Peşini Bırakmaz!

Adi ortaklık, Türk Ticaret Kanununda düzenlenmediği için ticari işletme olarak kabul edilmeyen ve tüzel kişiliği olmayan bir iş birliğidir.  Adi ortaklık ile ilgili yasal altyapıya Borçlar Kanununda yer verilmiştir. İlgili Kanunun 620 ila 645 inci maddeleri adi ortaklıkla ilgili yasal düzenlemeleri içerir. Diğer taraftan adi ortaklığın sona erme sebeplerine Kanunun 639 uncu maddesinde açıkça yer verilmiştir.  Bu sebeplerden biri, ortaklığın belli bir amaç için kurulması durumunda amacın gerçekleşmesi ile ortaklığın sona ereceği şeklindedir. Buna göre ortaklık belli bir iş için kurulmuşsa o iş bitmeden ortaklık sona eremez. 

Adi ortaklıklar gerçek kişi olmadığından gelir vergisi mükellefiyetine tabi olamayacak, sermaye şirketi olmadığından da kurumlar vergisi mükellefi olmaları söz konusu olmayacaktır. Bu sebeple adi ortaklıklarda, adi ortaklık bünyesinde yürütülen faaliyetten doğan kâr veya zarar, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilendirilecektir. Stopaj ve Katma Değer Vergisi (KDV) yönünden mükellefiyet tesisi ise adi ortaklık adına yapılacaktır. Yani, KDV yönünden işletme bazında değerlendirilen adi ortaklıklarda, KDV beyannamesi ortaklık adına düzenlenir ve ortaklardan birisi tarafından imzalanmak suretiyle ilgili vergi dairesine verilecektir.

Belli bir işi yüklenen adi ortaklıklarda, KDV yönünden vergiyi doğuran olay, taahhüde dayanan işlerde ihaleye ilişkin hakedişlerin harcama yetkilisince onaylandığı ya da fatura ve benzeri belgelerin düzenlendiği anda doğmaktadır. Bölümler halinde  teslim edilen taahhüt işlerinde ise vergiyi doğuran olay, her bir kısmın onaylandığı tarihte meydana gelmektedir.

 Bu sebeple belirlenen iş bitmeden (ilgili kanun maddesinde yer alan diğer sebeplerin olmadığı da varsayımı altında) ortaklığın sona erdirilmesi durumunda, ortaklık sona erdirildikten sonra adi ortaklığın yüklendiği iş ile ilgili ortaya çıkacak gelirlere ilişkin faturanın adi ortaklık tarafından düzenlenmesi zorunludur. Sonuç olarak ortaklığın iş bitmeden feshedilme durumunu Borçlar Kanunu ve buna bağlantılı olarak KDV mevzuatı kabul etmemektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Damgalandık!


Ceset Yoksa Cinayet de Yoktur!


Özel Usulsüzlük Cezası Geçmişi Unutur Mu?


Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Nedir?


Danıştay Nayloncuların Oyununu Bozdu!


24 Ocak 1980 Kararları


Ekonomimizde Türk Lirası Varlıklara Dönüşüm Süreci


Sıcak Paranın Bir Ekonomiye Yansımaları