Yusuf Cihad Demet
Yayın Tarihi : 14-03-2022
Okunma Sayısı: 690

Limited Şirketlerin Vadesi Geçmiş Kamu Alacağından Kanuni Temsilcilerinin ve Ortaklarının Sorumluluğu

Muhasebenin temel ilkelerinden birisi de kişilik kavramı olup tüzel kişiliği bulunan şirketlerin mal varlıkları ile bunların kanuni temsilcileri ile ortaklarının mal varlıkları ayrı kabul edilmektedir. Ortaklar, sadece koymayı taahhüt ettikleri sermayeyi şirkete ödemekle yükümlü olduğundan, limited şirketin özel borçlarından dolayı şahsi mal varlıkları üzerinde yasal takip yapılamamaktadır. Fakat bu husus kamuya olan borçlarda geçerli değildir. Öncelikle limited şirketin özelliklerinden bahsettikten sonra kamu alacağından dolayı müdürlerinin ve ortaklarının sorumluluklarını inceleyelim.

Limited Şirketi Tanıyalım

Limited şirketler, kanunen yasak edilmemiş her alanda faaliyette bulunabilen, bir ya da birden çok gerçek veya tüzel kişinin ortak olabileceği ve en az bir en çok elli ortaklı olarak kurularak faaliyet gösteren, asgari 10.000 TL sermaye ile kurulabilen bir sermaye şirketidir. Şirketin yönetimi, aksi kararlaştırılmadığı müddetçe tüm ortaklara aittir. Genel kurul kararı ile ortaklardan biri ya da birkaçı müdür sıfatıyla  kanuni temsilci olarak belirlenebileceği gibi ortak olmayan üçüncü kişiler de şirket müdürü olarak atanabilmektedir. Bu durumda dışarıdan  atanan müdür ile birlikte ortaklardan en az birisinin de müdür sıfatını haiz olması gerekmektedir.

Ödenmemiş Kamu Alacağı ve Takibat

Limited şirketler, vadesi geldiği halde ödenmemiş kamu alacağından doğrudan sorumludur. Kendi malvarlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca takibat yapılmaktadır. Bu noktada öncelikle tüzel kişiliğin kendisine ödeme emri tebliğ edilmekte ve ödenmemiş kamu alacağının şirketin tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulması gerekmektedir.

6183 sayılı Kanun uyarınca yapılacak takip işlemleri ilk etapta şirketin kendisine, sonrasında ise ortaklara ve kanuni temsilcilerine yapılmaktadır. Şirketin malvarlığından alınamadığı saptanan kamu alacaklarından dolayı şirketin ortaklarına ve kanuni temsilcisi olan müdürlerine eşanlı olarak ödeme emirleri gönderilecek ve şahsi mal varlıklarından şirketin borcunu ödemeleri istenecektir. Şirkete yapılacak takibatın olumsuz sonuçlanması sonrasında tahsil daireleri öncelikle ortaklara ya da kanuni temsilcilere takibat yapmak zorunda olmayıp, ödenmemiş kamu alacağından dolayı sorumlulukları nispetince hem ortaklara hem de kanuni temsilcilere aynı anda  takibat yapabilmektedir.

Ortakların ve Müdürlerin Sorumluluğu

Limited şirketin tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından dolayı doğrudan ortaklar ve müdürler sorumlu olmaktadır. Fakat bu sorumluluk şirketin ortakları ile müdürleri açısından farklılık arz etmektedir. 

Limited şirketin kamuya olan borcundan dolayı ortaklar, şirketteki “hisseleri oranında” sorumlu tutulmakta, kanuni temsilci olan müdürler ise ödenmemiş kamu alacağının tamamından şahsi malvarlıkları ile sorumlu olmaktadırlar. Aynı zamanda ortak olan müdürler, hisseleri oranında değil borcun tamamından sorumlu olup buna paralel olarak ortak olmayan müdürler ise kamu alacağının tamamından sorumlu olmaktadırlar.

Örneğin; limited şirketin 1.000.000 TL tutarındaki vergi borcu için %25 oranında şirket ortağı olan Meva hanım bu borcun sadece 250.000 TL’sinden sorumlu iken %1 ortağı olan fakat şirket müdürü olan Ziya bey ise bu borcun tamamından yani 1.000.000 TL’nin tümünden sorumludur. Ziya bey ile birlikte müdür olan ve şirket ortaklığı bulunmayan Deniz hanım da aynı şekilde 1.000.000 TL vergi borcunun tamamından şahsi malvarlığı ile sorumlu olmaktadır.

Ortaklığın ve Kanuni Temsilciliğin Devri

Limited şirket ortaklığının devredilmesi; devir tarihi itibariyle şirketin vadesi geldiği halde ödenmemiş kamu alacaklarından hissesini devreden ve devralan ortaklar hisseleri oranında müteselsilen sorumludurlar. Bu sebeple borcun doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde farklı kişilerin şirket ortağı olması halinde hisseyi devreden ve devralan ortaklar hakkında eş anlı olarak müteselsilen takibat yapılmaktadır.

Fakat ortaklar için bahsettiğimiz bu husus kanuni temsilciler için geçerli değildir. 6183 sayılı Kanun’un ilgili maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sebebiyle;  kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde farklı kişilerin kanuni temsilci (şirket müdürü) olması durumunda; sonraki kanuni temsilci, kendinden önceki dönemlere ait ödenmemiş kamu alacağından sorumlu tutulmamaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Personele Sağlanan Menfaatlerde Vergisel Yükümlülükler


Basit Usule Çifte İstisna