Mehmet Altınordu
Yayın Tarihi : 03-01-2022
Okunma Sayısı: 966

Enflasyon Muhasebesi Uygulanacak Mı?

Eğer enflasyon düzeltmesi yapılacaksa bu konunun maalesef sıkıntılı ve zor bir süreç olacağını bugünden söyleyebilirim. Yeniden hatırladığımız enflasyon muhasebesi (düzeltmesi) hepimizi (mali müşavirler, mükellefler ve hatta Mali idareyi) maalesef hazırlıksız yakaladı! Şartların oluştuğunun kesinleşmesi durumunda Kesinlikle yasal düzenleme yapılmazsa uygulama zorunlu olarak yapılacak.

Uygulanmaması için ne yapılması gerekir? Şartlar oluştuğunda, enflasyon muhasebesinin uygulanmaması ancak yasal düzenleme yapılması ile mümkün olabilir. İleride enflasyon muhasebesinin uygulanmasına ihtiyaç duyabiliriz, bu durumda yeni bir düzenleme ile zaman kaybetmemek için yasal düzenlemenin korunması yerinde bir karar olacaktır. Düzenleme korunarak uygulamanın yapılmaması birkaç şekilde mümkün olabilir:

a:Bir geçici madde ile düzenlemenin uygulanması belli bir süre askıya alınabilir. Bunu teminen "…. Tarihine kadar Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrası uygulanmaz." şeklinde Vergi Usul Kanununa geçici bir madde eklenebilir.

b:Düzenlemenin şartları değiştirilebilir. Örneğin esas alınan endeks Yİ-ÜFE yerine tüketici fiyatları endeksi olarak değiştirilebilir veya enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşması için gerekli oranlar yükseltilebilir. Peki, şuaınki konjektör ve mali durum ve piyasa şartları enflasyon muhasebesi için uygun mu?

Tabi ki bence uygun değil neden uygun değil. Bu uygulama son kez 17 yıl önce yapıldı. Deneyimi olan uygulamacı sayısı her kesimden bence çok az. Bunun için zaman çok ama çok yetersiz. Bir taraftan şirketler covit 19 ve ekonomik açıdan zor bir durumda pandeminin etkisi henüz tam olarak atlatılamadı ve halen devam etmektedir. Borcu çok öz sermayesi zayıf şirketler mevcut ekonomik ortamda hayatta kalma mücadelesi verirken onlara bir de enflasyon düzeltme farkı üzerinden kurumlar vergisi ödetmek Çok uygun olmayacağı kanaatindeyim.

Peki, mevcut durumda enflasyon düzeltmesi nasıl olacak? Vergi Usul Kanununun tartışmaya konu maddesi (mükerrer 298/A-7) aynen şöyle:

"Enflasyon düzeltmesi uygulanmayan bir hesap döneminden sonra enflasyon düzeltme şartlarının yeniden oluşması halinde; enflasyon düzeltmesi yapılan en son dönemden başlamak üzere enflasyon düzeltmesi yapılır. Bu şekilde belirlenen geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez. Ancak, matrahın tespitinde geçmiş yıl malî zararları mukayyet değerleri ile dikkate alınır. Birikmiş amortismanlar, ait oldukları kıymetin bilanço tarihindeki değerinde düzeltme sonrasında ortaya çıkan artış oranı dikkate alınarak düzeltilir. Bu madde, enflasyon düzeltmesi uygulandıktan sonra, enflasyon düzeltmesi uygulanmayan bir veya birkaç hesap döneminden sonra yeniden enflasyon düzeltme şartlarının oluşması halinde geçmiş döneme ilişkin düzeltmenin nasıl yapılacağını düzenliyor.

Şartların oluştuğu döneme ilişkin düzeltme zaten maddenin önceki bentlerinde düzenlenmiş bulunuyor. Öncelikle belirtelim, enflasyon düzeltmesi yıllık bazda uygulanan bir düzeltme işlemi ve bu işlemden doğan enflasyon kâr veya zararı vergiye tabi kurum kazancını etkiliyor. Enflasyon düzeltmesi uygulanmayan bir hesap döneminden sonra enflasyon düzeltme şartlarının yeniden oluşması halinde, şartların oluştuğu döneme ilişkin düzeltme işlemlerinin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için öncelikle geçmiş dönemi düzeltmek gerekiyor.

Vergi Usul Kanununun mükerrer 298/A-7. maddesinin enflasyon düzeltmesine yeniden başlanan yıldan önce düzeltme yapılmayan yıllara ilişkin toplu bir düzeltme olduğunu, maddede geçen "geçmiş yıl kârı vergiye tâbi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez" ifadesi de açıkça ortaya koyuyor. Çünkü düzeltme şartlarının oluştuğu dönem için hesaplanan enflasyon kâr veya zararı geçmiş yıl kârı veya zararı olarak değerlendirilemez!

Bu açıklamalar çerçevesinde, en son 2004 yılı için enflasyon düzeltmesi yapıldıktan sonra ilk kez 2021'de şartların oluştuğunu varsayarsak, 2021 yılı için iki düzeltme yapılması icap eder. Önce mükerrer madde 298/A-7 uyarınca 31.12.2020 tarihine kadar olan "geçmiş dönem düzeltmesi", sonra 2021 yılına ilişkin "cari dönem düzeltmesi" ...

Önceki uygulamada geçmiş dönem için geçici 25. madde ile özel bir düzenleme yapılmıştı. Mevcut mükerrer 298. maddenin A fıkrasının 7 numaralı bendi bu geçici maddenin öngördüğü düzenlemeyi hükme bağlıyor. 2021 yılına ilişkin düzeltme ise ilgili fıkranın diğer bentlerindeki (1-6) esaslara göre yapılmak zorunda.

Eğer enflasyon düzeltmesi yapılmak zorunda kalınırsa, bu konunun yukarıda da belirttiğim gibi tartışmaya konu olacağını bugünden kestirebiliyorum. Buna bir de 2021 yılında Vergi Usul Kanunu'nun Geçici 31. maddesindeki yeniden değerleme imkanından yararlananların durumunu eklediğimizde daha vahim bir sonuçla karşılaşabiliriz..

Bu durumda Yeniden değerleme ne zaman: bugün mü, yarın mı?

2003 öncesinde Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyon ortamı hem halk hem de işletmeleri olumsuz etkilemiştir. Enflasyonun işletmeler üzerinde yarattığı olumsuzlukları gidermek için vergi mevzuatına bazı müesseseler eklenmiştir. Yeniden değerleme ve enflasyon düzeltmesi uygulamaları bu müesseselerin başında gelir. Yeniden değerleme 1983 - 2003 yılları arasında uygulanmış, enflasyon düzeltmesinin yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak enflasyon düzeltmesi 2004 yılında bir kez uygulanabilmiş, takip eden yıllarda şartlar oluşmadığından düzeltme yapılamamıştır.

Sonrasında enflasyon düzeltmesi yapılamayan onyedi yılda Yİ-ÜFE’deki artış en oldu? Ocak 2005 – Ekim 2021 döneminde endeks artışı %580 olarak gerçekleşti. Diğer bir deyişle, yasal kayıtlarda 100.000 TL olarak yer alan taşınmaz düzeltme yapılsa 580.000 TL olarak düzeltilmiş olacaktı.

Bu nedenle, 2018 yılında taşınmazlar için ihtiyari yeniden değerleme %5’lik bir ek vergi ile VUK’nuna geçici 31’inci madde olarak eklendi. Maddede 2021’de yapılan değişiklik ile bu kez %2 ek vergi ile taşınmazlara ilave olarak amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler de yeniden değerlemenin kapsamına alındı.7338 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanununun (“VUK”) mükerrer 298’inci madde başlığı "enflasyon düzeltmesi, yeniden değerleme oranı ve yeniden değerleme" olarak değiştirilerek, maddeye (Ç) fıkrası eklenmek suretiyle yeniden değerleme müessesesi 1.1.2022’den itibaren kalıcı hale getirildi.

Düzenlemeyle, tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri (devamlı olarak enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç), enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği dönemlerin sonunda, bilançolarına dahil bulunan amortismana tabi iktisadi ve bu kıymetler için ayrılmış olup bilançolarının pasifinde izlenen amortisman tutarlarını yeniden değerleyebilecekler.

Ayrıca, VUK’nuna eklenen geçici 32’nci maddeyle mükerrer 298’inci maddenin (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleme yapmayı tercih eden mükellefler, ilk kez yeniden değerleme yapacakları hesap döneminden önceki hesap döneminin sonunda bilançolarına kayıtlı bulunan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini yeniden değerleyebilecekler.

Yeniden değerleme yapan enflasyon düzeltmesi yapacak mı? Yapmalımı. Covid-19 pandemisinin bir yansıması olarak küresel arz sıkıntıları yüzünden enflasyon tüm ülkeler için sorun olacağa benziyor. VUK’nun mükerrer 298’inci maddesinin (A) fıkrasının (1) numaralı bendi hükme bağlanan enflasyon düzeltmesi yapılma şartlarına göre, geçici vergi uygulamasında kazançları bilanço esasına göre tespit edilen gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin fiyat endeksindeki artışın, üçer aylık dönemlerin son ayı dahil önceki otuz altı ay için % 100'den ve son on iki ay için % 10'dan fazla olması halinde bilançolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutacakları, iki şartın bir arada oluşmaması durumunda söz konusu düzeltme uygulamasına başlanmayacaktır.

Mevcut duruma göre Türkiye’de 2021 yılsonu itibariyle enflasyon düzeltmesi şartları gerçekleşmeyecek. Ancak enflasyondaki mevcut trendin devam edeceğini düşündüğümüzde, 2022’de “enflasyon düzeltmesi şartları” büyük olasılıkla oluşacak (son 3 yıl %100 ve son yıl %10) ve kalıcı olarak yürürlüğe konulan “yeniden değerleme” yapmak isteyenler yapamayacak, yapmış olanlar da enflasyon düzeltmesi yapmaktan muaf olmayacak ve düzeltme yapmak zorunda kalacaklar. Bu yüzden, 2022 yılında enflasyon düzeltmesi yapma olasılığının yüksekliği karşısında mükellefler hazırlıklı olmalı ve VUK geçici 31’inci madde düzenlemesi ile %2 ek vergi ödemek suretiyle mükelleflerin seçimine bırakılan “yeniden değerleme” uygulamasını yapıp yapmama konusu (özellikle mali zararı olan mükellefler) çok dikkatli analiz etmeleri gerekecektir. Şöyle ki VUK’nun mükerrer 298, geçici 31 ve geçici 32’nci maddelerinin hükümleri dikkate alındığında taşınmazlar ve iktisadi kıymetlerle ilgili alternatifler üç başlık altında toplanabilir:

  • VUK geçici 31’inci madde kapsamında 31.12.2021 tarihine kadar yeniden değerleme seçeneği,
  • VUK mükerrer 298’inci madde gereği enflasyon şartları oluşmayan dönemlerde yeniden değerleme seçeneği,
  • VUK mükerrer 298’inci enflasyon düzeltme şartları oluştuğunda enflasyon düzeltmesi yapma zorunluluğu.

Enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönemlerde “yeniden değerleme” imkânı mükellefler açısından olumlu bir gelişme. Bu makalede yer alan açıklamalar, konu hakkındaki kişisel görüşümdür.

Yazarın Diğer Yazıları