SGK’NIN İCRA VE HACİZ SÜREÇLERİNDE SORUNLAR

SGK’NIN İCRA VE HACİZ SÜREÇLERİNDE SORUNLAR

5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un “Çeşitli mali hükümler” başlıklı 37. maddesinde; süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarî para cezaları, gecikme zamları ve katılım paylarının Kurum alacağına dönüşeceği ve bu alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un üç maddesi (gecikme zammı, zamanaşımı, terkin) hariç diğer maddelerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiş. Benzer bir hüküm 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinde de mevcut. Ancak SGK tarafından 6183 sayılı Kanun çerçevesinde gerçekleştirilen icra ve haciz uygulamalarında bazı sorunlar söz konusu. Nitekim Sayıştay tarafından 2023 yıl sonunda yayınlanan 2022 yılı Denetim Raporunda bu hususlarla ilgili çarpıcı tespitlere yer verilmiş.

 

İcra Tahsil Oranı %38

Sayıştay incelemesinde icraya intikal eden Kurum alacaklarının önemli bir bölümünün tahsil edilemediği, tahsilat oranının %39’dan daha az kaldığı belirlenmiş.

İcraya İntikal Eden Alacaklar ve Tahsilat Tutarları (Sayıştay Raporu, 2022)

Sayıştay raporuna göre, 2016-2022 yılları arasında toplam 112,4 milyar TL alacak için icra süreci başlatılmış olmakla birlikte icraya intikal ettirilen alacakların 43 milyar TL’si tahsil edilerek son 7 yıl için tahsilat oranı %38,33 olarak gerçekleşmiştir. İcraya intikal ettirilen alacaklara ilişkin tahsilat tutarlarının 2021 yılı içerisinde bir önceki yılın iki katından fazla gerçekleştirilmesi, tahsilat oranının gelişmesinde önemli bir etkiye sahip olmuştur. Ancak, 2022 yılında gerçekleşen tahsilat tutarının bir önceki yılla benzer olmasına rağmen icraya aktarılan tutarların artması nedeniyle tahsilat oranı düşük kalmıştır. 

Raporda icraya intikal ettirilen Kurum alacaklarının tahsilini zorlaştıran temel hususlar ise şu şekilde sayılmış:

1. İcra memuru sayısının yetersizliği: 2014 yılında 1280 olan toplam icra memuru sayısı 2020 yılı sonu itibarıyla 1312 kişi olmakla beraber 2022 yılı sonu itibarıyla 1284 kişidir. İller itibarıyla bakıldığında 17 ilde icra memuru başına düşen dosya sayısı 5000 adetten fazla olmakla birlikte 69 ilde icra memuru başına düşen ortalama dosya sayısının 2.000’in üzerinde olduğu tespit edilmiştir.  İcra memuru sayısının yetersiz olması, takip edilen dosyaların uzun süre sonuçlandırılamamasına ve dolayısıyla icra yoluyla tahsil edilen alacak miktarının düşük olmasına neden olmaktadır.

2. Haczedilen menkul ve gayrimenkullerin satış oranının düşük olması: Raporda Kurum alacaklarının icra yoluyla tahsilatının sağlanmasında önemli ve önleyici yöntemlerden biri olan haciz usulünün kullanılarak haciz konulan malların sayısının artmasına rağmen satış oranının düşük kalması da icra tahsilat oranlarının düşük olmasının sebeplerinden birisi olarak gösterilmiş. Nitekim 2016-2022 yılları arasında toplam 758.168 adet menkul mal için haciz işlemi uygulanmışken bu yıllar arasında toplam menkul mal satışı sayısı 12.264’de kalmıştır. Aynı durum, 2016-2022 yılları arasında toplam 450.406 adet gayrimenkul mal için haciz işlemi uygulanmışken bu yıllar arasında toplam gayrimenkul mal satışı sayısı 1.449’da kalmıştır.

3. İcra satış birimlerinin dağınık bir şekilde yapılanması: Kurum alacaklarının garanti altına alınabilmesi için icra memurları tarafından borçlunun menkul ve gayrimenkulleri üzerinde haciz işlemi uygulansa da satış aşamasında icra birimlerinin dağınık yapılanmasının ve profesyonel bir şekilde icra satış birimlerinin oluşturulmamasının icra tahsilat oranlarının düşük olmasında bir etken olduğu Sayıştay Raporu’nda değerlendirilmiş.

 

Kurum Alacakları Düzenli Olarak İcraya Aktarılmıyor ve Tebligat İşlemleri Gecikiyor

Sayıştay Raporu’nda değinilen önemli bir diğer husus ise vadelerinde tahsil edilemeyen Kurum alacaklarının topluca belirli dönemlerde icraya aktarılmasını sağlayan otomatik icra sisteminin düzenli olarak çalıştırılmaması ve icraya aktarılan Kurum alacaklarının borçlulara tebliğ edilmesinde gecikmeler yaşanmasıdır.

Sayıştay tarafından yapılan incelemelerde, vadesi geçmiş olmasına rağmen tahsil edilemeyen Kurum alacaklarının topluca icraya aktarılması amacıyla kullanılan ‘otomatik icra uygulamasının’ düzenli olarak çalıştırılmadığı görülmüştür. Geçmiş yıllarda bazı yıllar yılda bir kere, bazı yıllar ise icraya aktarım işleminin hiç yapılmadığı görülmüştür. Kurum alacaklarından icra havuzuna aktarma işlemi 2022 yılında 2 kez gerçekleştirilmiş ve 49.858 dosya icraya aktarılmıştır. Vadesi geçmiş Kurum alacaklarının düzenli olarak icraya aktarılmaması ve aktarımların topluca yapılması sonrasında icra işlemlerinin etkili bir şekilde yürütülmesi mümkün görünmemektedir. 

Aynı zamanda, icraya intikal ettirilen dosya sayıları ile icraya intikal ettirildiği halde tebliğ yapılamayan dosya sayıları incelendiğinde; 2020 yılında icraya intikal ettirilen dosyaların %47’sinin, 2021 yılında icraya intikal ettirilen dosyaların %40’ının, 2022 yılında icraya intikal ettirilen dosyaların ise %37’sinin ilgililere tebliğ edilemediği görülmüştür. Ayrıca, 2022 yılında tebliğ işlemi yapılan işlemlerin yarısından fazlasının intikal tarihinden 30 günden fazla süre geçtikten sonra tebliğ edildiği tespit edilmiştir.